Bildiri depremi

Türkiye ve yurtdışından 1128 imzalı ‘akademisyen bildirisi’, siyaset ve üniversite dünyasını sarstı.

Bildiri depremi

Birçok üniversiteden bildiriye karşı kınama ve imzacılara soruşturma haberleri geldi. Rektörlükler, imza atanlara ‘hukuki işlem yapılacağını’ duyurdu. Buna karşılık akademi dünyasından bildiriyi sahiplenen açıklamalar da yapıldı.

11 Ocak günü ‘Barış İçin Akademisyenler Girişimi’ tarafından yayınlanan “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiride, “...Devletin Cizre, Dargeçit, Silvan, Silopi, Sur ve daha birçok yerde başta Kürtler olmak üzere tüm vatandaşlarına karşı işlediği suçlara ortak olmayacağız diyoruz. Devleti bu bölgelerde işlediği suçlardan sorumlu tutuyor, hesap vermesini istiyoruz. Ayrıca devleti bir an evvel müzakereleri başlatmaya çağırıyoruz” denildi. Türkiye’nin sokağa çıkma yasakları ve hak ihlalleriyle Anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiği de öne sürüldü.

Ertesi gün, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu akademisyenlere ağır bir dille çatarak “Çoğu maaşını devletten alan sözde aydınların ihanetiyle karşı karşıyayız. Ey aydın müsveddeleri, sizler karanlık ve cahilsiniz” dedi. Aynı gün YÖK acilen toplandı ve imzacılar hakkında hukuki süreç başlatılacağını ilan etti. Yine aynı gün ‘Barış İçin Akademisyenler Girişimi’ne karşı ‘Türkiye İçin Akademisyenler’ adlı platform kurularak imzaya açıldı.
Tepkilerin ardından Barış İçin Akademisyenler Girişimi’ne sosyal medyada destek grupları kuruldu: Barış İçin Edebiyat İnisiyatifi, Barış İçin Kadın Girişimi, Barış İçin Üniversite Öğrencileri, Barış İçin Sinemacılar, Barış İçin Yazarlar, Barış Bloku ve Bağzı Üniversiteliler, Change.org’da imza kampanyaları başlattılar.

Barış İçin Akademisyenler Girişimi metninin imzaya açıldığı www.barisicinakademisyenler.net’e tepki olarak kurulan www.turkiyeicinakademisyenler.com adlı sitede, karşı metin yayınlandı. Bildiride, akademisyenlerin Türk devleti ve milletinin bekası konusunda tarafsız olamayacağı belirtildi.

"LİNÇ EDİLİYORUZ"

Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu (Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi): Akademisyenler, dünden (önceki gün) beri telafisi zor sonuçları olabilecek bir linç kampanyasında hedef haline getiriliyor. En temel insan hakkı olan yaşam hakkına tehdide kadar varan bu insafsız kampanyanın çıkış noktası ise ne yazıktır ki, akademisyenlerin ifade özgürlüklerini kullanarak barışın tesisine yönelik insani bir metne imza atmış olmaları.

İmza atanlara soruşturma

- Abdullah Gül Üniversitesi Rektörlüğü, bildiriye imza atan Prof. Dr. Bülent Tanju’nun istifasını istedi. Kayseri Başsavcılığı da “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ile 301. maddeye göre “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve devletin kurum ve organlarını alenen aşağılama”dan soruşturma açtı.
- Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, Hürriyet’e, 13 akademisyene soruşturma başlatıldığını söyledi.
- Abant İzzet Baysal Üniversitesi, bildiriye imza atan 3 akedemisyen hakkında soruşturma başlattıklarını duyurdu.
- Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü, 6 öğretim üyesine soruşturma başlattı.
- Aralarında Atatürk, Gaziantep, Akdeniz, Çanakkale Onsekiz Mart, Muğla Sıtkı Koçman, Adnan Menderes, Yalova’nın da olduğu birçok üniversite imzacılara yasal işlem başlatılacağını duyurdu.
- Samsun Başsavcılığı, imza atan OMÜ akademisyenleri hakkında resen soruşturma açtı.
- Bartın Başsavcılığı, bildiriyi imzalayan Bartın Üniversitesi öğretim üyesine soruşturma açtı.
- Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Çeliksöz bu görevinden istifa etti. Hakkında soruşturma başlatılan Prof. Dr. Çeliksöz, öğretim üyeliğini ise sürdürecek.
- Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nezir Akyeşilmen, imzasını, ‘barışa hizmet etmediği’ gerekçesiyle geri çekti.
- İTÜ’den Dr. Muhsin Kadıoğlu’nca internet üzerinden Cumhurbaşkanı’na “teşekkür” kampanyası başlatıldığı, İTÜ, Yıldız Teknik, İstanbul ve Yeditepe üniversitelerinden destek verildiği vurgulandı.
- Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı: Bildiri sadece imzalayan bir grup öğretim elemanın kanaatini ifade etmekte olup 150 binden fazla akademisyenin görüşlerini temsil etmemektedir.
- Üniversite Konseyleri Derneği: 12 Eylül dönemini hatırlatan bir linç kültürüyle, cadı avıyla karşı karşıyayız. Hedef gösterilen meslektaşlarımızın yanındayız.

CEZA ÜNİVERSİTEDEN, UYGULAMA YÖK’TEN

YÖK’ün Üniversitelerarası Kurul’u (ÜAK) toplayarak, rektörlerden bildiriye imza atan akademisyenlere soruşturma açılmasını isteyeceği öğrenildi. YÖK, akademisyenler hakkında doğrudan soruşturma açamıyor, buna rektörler karar veriyor. Karar YÖK’e bildiriliyor, YÖK de üniversitenin verdiği cezayı uyguluyor. Öğretim Elemanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vahdet Özkoçak’ın verdiği bilgiye göre akademisyenler ‘kademe durdurma, maaş kesintisi ve görevden uzaklaştırma’ cezalarıyla karşı karşıya kalabilir. (Gamze KOLCU/ANKARA)

SİYASET BÖLÜNDÜAYDIN NİTELİĞİ TAŞIMIYORLAR

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş: Bu konuda en çok akademisyenlerin hassas davranması gerekir. Hiç bilmedikleri, anlamadıkları bir meselede, sadece güncel medya haberlerine veya dezenformasyona dayalı haberlere bağlı olarak açıklama yapmaları Türk akademik hayatı açısından kaygı vericidir.

TERÖR SORUŞTURMASI AÇILSIN

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: Bu bildiriyi yayınlayanlar üniversitelerde yuvalanmış PKK’lılardır. Bu 1128 vatan haininden herhangi biri, bir askerimiz ya da polisimiz şehit olduğunda bir tepki ortaya koymuş mudur? Bu, devlete başkaldıran sözde aydınlara derhal terör soruşturması açılmalıdır.

HAİN İLAN EDİLEMEZLER

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: Bu aydınların, entelektüellerin yanında olmaya devam edeceğiz. Düşüncelerini beğenmeyebilirsiniz, ama o düşüncelerden dolayı bu aydınları aşağılamak, yok saymak, cezalandırmak, ‘hain’ ilan etmek hiçbir demokraside kabul edilebilir bir şey değildir.

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜDÜR

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar: Bu düşünce özgürlüğü meselesidir. Akademisyenler belli bir gelişmeyle, Türkiye’deki bir durumla ilgili fikirlerini ortak bir şekilde paylaştı. Bu en doğal haktır. Bunun üzerine bu tür kavramlarla, karalamalarla, yaftalamalarla gitmenin hiçbir kabul edilebilir yanı yoktur. (ANKARA)

BÜYÜK TEPKİ

Sedat Peker’in bildiriyi açıklayan akademisyenlere yönelik, “Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” sözleri siyasette tepkilere neden oldu.
CHP Sözcüsü Haluk Koç: “TCK’nın 106. maddesi çok açık. Savcılara açık çağrı yapıyorum. Üçüncü sınıf mafya babaları için harekete geçmelerini istiyorum.
HDP Eşsözcüsü Ertuğrul Kürkçü: “Cumhuriyet savcıları bu sözleri bir katliam örgütünün varlığına kanıt sayarak harekete geçmeyecekse, muhalefetin katli devlet koruması altına alınmış demektir.”

Emoji ile tepki ver!

Yorumunu Paylaş