Kayyum Kanaltürk'ün yayınını kesti

Mecidiyeköy'deki Koza İpek grubuna ait Kanaltürk TV, Bugün ve Millet gazetelerinin bulunduğu bina önünde toplanan gruba polis müdahale etti.

Kayyum Kanaltürk'ün yayınını kesti

    Grup, biber gazı sıkılarak bina önünden uzaklaştırıldı. Polis, daha sonra kilitlenen demir kapıdaki zincirleri demir makasıyla keserek binaya girdi. Kayyumların binaya girmesinden sonra reji odasına giren kayyumlar yayının kesilmesini istedi. Daha sonra yaşanan tartışmaların ardından yayına kamu spotu girdi. Bina önünde polis, uzaklaştırdığı grubun önünde TOMA ile bekliyor.

    Bugün TV Genel Yayın yönetmeni Tarık Toros yayının kesilmek istenmesine tepki gösterdi. Toros kapıda yayının kesilmesine karşı çıkarak bir süre kayyumların müdahalesine tepki gösterdi.

    Tarık Toros şunları söyledi:

    "Kanalın genel yayın müdürü benim. Neden kameranın arkasına geçiyorsunuz. Bu yayın devam edecek. Yayına müdahale edemezsiniz. Yayını yayın müdürü götürür." Bunun üzerine kayyum heyeti "Ben sizi görmeye geldim. Buyurun yukarı çıkalım." diye Toros'a yanıt verdi.

    Toros yine bu isteğe karşılık olarak şunları söyledi:

    "Yayına müdahale etmeyin. Titriniz nedir sizin? Arkadaşlar herkes işine baksın. Göreviniz nedir? Burası benim kanalım, ben bu kanalın genel müdürüyüm. Hangi hakla benim yayınımı durduruyorsunuz? Bu kanalın her dakikasının kontrolü benim. Yayına müdahale edemezsiniz. Kayyumun böyle bir yetkisi yok." diye konuştu.

    KAYYUM: BURAYI YÖNETMEME İZİN VERİN

    Ümit Onal: "Benim burayı yönetmeme müsaade edin. Hiçbir kimseyle ilişki kuramadım. Mesai arkadaşlarım lütfen benimle gelir misiniz? Birlikte dışarı çıkacağız, sizlerle kol kola birlikte çıkalım. Bana yardımcı olun beraber çıkalım buradan."

    Tarık Toros: "Arkadaşlarım telefon etti, ana kumanda müdahale var dediler. Normal yayın akışına dönün dediler. Benden talimat almadan herhangi bir şey yapmayın dedim. Baktım içeride ismini kim olduğunu sordum, bir şey söylemeyemeyn iki tane bey, sürekli arkadaşlarıma talimat veriyorlardı. Israrla buranın genel yayın yönetmeni benim dedim. Siz bu insanlara talimat veremezsiniz dedim. Israrla isimlerini, hangi yetkiyle hakkı kullanmaya çalıştıklarını, bu odaya girdiklerini... Bu oda bizim mahremimizdir, bu oda yayın kuruluşlarının beynidir. Bu odaya yayın yönetmeni müdürü ve operatörü arkadaşlarımın dışında genel yayın müdürü girer sadece.

    Kanalın genel yayın müdürü benim. Ne kanalıma ne Kanaltürk'e el konulmuştur. Kanaltürk'ün genel yayın yönetmeni Murat Uzun'dur, Bugün TV'nin genel yayın müdürü Tarık Toros'tur. Beni kimse engelleyemez. Kanalıma bir kayyum atanmış olabilir, aldığımız bilgi bir tebligat yok. Atanmış bir durum da yok. Yani şirketimize polis gücümüzle girilmesinden itibaren herhangi bir kağıt, imza yok.

    Bir defa devraldığınız şey yönetim olur. Yayın yönetmeni benim. Ama devraldığınız yönetimden aldığınız fiili bir durumla polisler nasıl girdiyse buraya, siz benim ana kumandama giriyorsunuz.

    Diyor ki "lütfen biraz nazik olun" Benim arkadaşlarım kelepçelendi, biber gazı sıkıldı. Sen burada nasıl çıktın kapıdan? Çünkü burada bulunma yetkin yok.

    Hangi yetkiyle içeridesin ki bana bunu da söylemiyorsun. Bana bir kağıt göster, "Bu kanalın genel yayın müdürü ben oldum" de. Sözlü olarak da yazılı olarak da söyleyemiyor. Ben şu anda yayın sorumlusu olarak bu durumun daha ne kadar devam edeceğini bilmiyorum."

    CHP'Lİ YARKARDAŞ: SAYIN KILIÇDAROĞLU HUKUKUN UYGULANMASI ADINA GÖREVİMİNİZİN DEVAM ETMESİNİ İSTEDİ

    CHP'li Barış Yarkardaş ise kayyum atanmasından sonra ortaya çıkan durumla ilgili olarak şunları söyledi:

    "Şu anda Kanaltürk'ün BugünTV'nin ana kumanda masasındayız. uzun yıllar televizyonda çalıştım. Yetkili olmayan hiç kimse bu odaya giremez. Burası bir geminin kaptanının odasıdır. Az önce sayın genel başkanımız Kılıçdaroğlu ile konuştum. Buradaki hukuk rezaletini aktardım. Sayın Kılıçdaroğlu, selamlarını saygılarını iletti. Önemli bir demokrasi mücadelesi verdiklerini ve bunun yanında basın özgürlüğünün sağlanması iin CHP'nin burada grulunan vekil arkadaşlarımızla birlikte hukukun uygulanması adına görevimizin burada devam etmesini istedi. Biz CHP milletvekilileri olarak hayatımızda ilk kez yetkimiz olmadan bir yere girmek durumunda kaldık. Bu rejinin yayın yapabilmesi için buradayız.

    Sabah polislkere defalarca anlatmamız rağmen hukuk dışı bir tebligat uygulamaya çalıştılar. Bu devranın mutlaka ve mutlaka bir gün döneceğini, bu hukuk dışı kararları alanların utanacaklarını ve bu hukukdışılıktan dolayı yargıulanacaklarını kendilerine söyledik.

    Belki biraz sonra polis zoruyla, bu camları aşarak kırarak buraya girecekler, yayını kesmeye çalışacaklar. Herkes bu sabah 28 Ekimn 2015 tarihinde Mecidiyeköy'de yaşanan bu kara günü hafızalarına nakşedsin.

    Düşünün az önce Halk TV'deydim. Akın İpek'in "kanala el konulursa maaşlarını alamazlar" diyerek maaşlarını ödediğini söyledim. Gazeteci arkadaşlarımız aldıkları paranın karşılığını vermek için çalışmak istiyorlar. Ama polis gazete içinde çalışanlara kimlik soruyor. Bunun adı polis devletidir. Recep TAyyip ERdoğan, Ahmet Davutoğlu yarattığınız eserle övünün.

    Tıpkı cunta darbe dönemleri gibi tebligat getirdiğine, gazetecilerin kimlik göstererek koltuklarına oturduğuna şahitlik ediyoruz."

    MECİDİYEKÖY'DE PROTESTO

    Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanmasını protesto eden vatandaşların Mecidiyeköy'de bulunan bina önündeki bekleyişi gece saatlerinde de devam etti.

    Bekleyiş sürerken, İpek Medya binası önüne sabaha karşı saat 04.45 sıralarında otobüslerle çevik kuvvet polisleri ve 2 TOMA geldi.

    Bunun üzerine yaklaşık 50 kişilik grup ellerindeki döviz ve pankartla bina kapısı önünden geçen TOMA ve Çevik Kuvvet otobüslerini alkış ve ıslıklarla protesto etti.

    Polislerin geldiği haberini alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da bina önüne gelerek basın açıklaması yaptı.

    Polis, saat 07.30 sıralarında kapı önündeki gruba ilk olarak biber gazı ile müdahalede bulundu. Grup, biber gazı sıkılarak uzaklaştırıldıktan sonra binanın kapısındaki zincirler kesildi.

    Polis bahçeye girerek yayın yapan kameramanlardan yayını sonlandırmasını istedi. Olumsuz yanıt üzerine kameraların kabloları çıkarılarak canlı yayın sonlandırıldı.

    Uzaklaştırılan grup tekrar kapı önüne yaklaşınca bu kez TOMA'dan tazyikli su sıkıldı.

    Bina önünden yaklaşık 100 metre uzaklaştırılan grubun önüne polis, set oluşturdu. Polis daha sonra bina içine girdi.

    Grupla polis arasında yaşanan arbede sırasında 5 kişi gözaltına alındı.

    Olay nedeniyle grup binasının bulunduğu Ortaklar Caddesi kısmen trafiğe kapatıldı.

    Kaynak: www.hurriyet.com.tr

    Emoji ile tepki ver!

    Yorumunu Paylaş