‘Nerede o eski bayramlar’ diyenlere geçmişi yaşatmaları için ipuçları

Eski bayramların güzelliğini anlata anlata bitiremeyenler, günümüz kutlamalarından haz etmeyenler için geçmişe dönüyoruz. Hafızanızı tazelerken hazırlıklara başlamayı unutmayın.

‘Nerede o eski bayramlar’ diyenlere geçmişi yaşatmaları için ipuçları

‘Heyyyy gidi eski bayramlar’ cümlesini her nesil kuracaktır, kurmalıdır. Rahat olun.

Bayram gelenekleri arasında ilk sırada gelir. Nesilden nesile eksiksiz aktarılan tek gelenek belki de budur. Nineler, dedeler de zamanında bu cümleleri kurdular o yüzden rahatlıyor ve her bayram tekrar etmeyi unutmuyoruz.

El öpme, mendil ve para seremonisi.

Ne de güzeldi… Bizler çocuktuk ve tüm büyüklerimiz, ellerini öptüğümüzde içinde para olan mendil verirlerdi. Peki bu özlediğiniz geleneği yaşatmak için sizi tutan ne? Kağıt para ve mendil… Çok da zor olamasa gerek. El öptürmek ise opsiyonel.

Aile büyükleri ve akraba ziyaretleri.

Yıllardır görmediğiniz büyüklerinizi ya da kısa mesaj yollayarak kutladığınız akrabalarınızı ziyaret etmeye ne dersiniz. Hatırlarsanız küçük bir çocukken koşa koşa gidiyordunuz. ‘Nerede o eski bayramlar’ demeden önce trafik, hava şartları ve artık alamayacağınız harçlıkları düşünmenizi öneriyorum.

Lokum mu, şeker mi, çikolata mı?

Şekerliğin kapağı açılmadan önce ‘acaba içinden ne çıkacak’ heyecanı belki de yaşadığımız en tatlı duyguydu. Bir tane alınca ikincisini almamız konusunda ısrar eden büyükler ise en sevdiklerimiz. O zamanlar sadece ikinci çikolata için annemizin gözüne bakarken şimdilerde diyeti bozmamak için çikolataya bakamıyoruz. Hala eski bayramlar gelsin istiyor musunuz?

Kapı kapı dolaşıp, zillere basmayan çocuk olamaz.

Güvenli mahallelerde komşu ziyaretlerinin bir üst seviyesi çete halinde bayram gezisine çıkan çocuklardı. Zillere basıp ceplerine doldurdukları şekerlemeleri ve bozuk paralarıyla birbirleriyle yarışırlardı. Şimdi düşünün kanepeye uzanmış, en sevdiğiniz filmi izliyorsunuz ve sürekli zil çalıyor. Biri gidip diğeri geliyor. Şeker stoğu bitti, bozuk para deseniz yetişmiyor. ‘Nerede o eski bayramlar’ değil mi? Siz de çocuk oldunuz sakin olun ve evde yokmuş numarasını çekmeyin.

Bayramlık almayı unutmayın.

İster kendinize ister çocuğunuza farketmez. O bayramlık alınacak. Çünkü size alındı ve siz ‘nerede o eski bayramlar’ diyen birisiniz. Maliyeti de düşünmeyi bırakın artık. İndirim sezonu sizin buradaki tek şansınız. Şükredin.

Bayram tebriği ve telefon trafiği.

Sms ve sosyal medyayı unutun. En az bir hafta önceden bayram tebrik kartlarınızı alın ve adres bilgilerini toparlayın. Kartları yazıp postanenin yolunu tutun. Postanenin yerini bilmiyorsanız akıllı telefonunuz yine en büyük yardımcınız. Bayram günü gelip çattı ve tebrik kartları aklınıza bile gelmedi değil mi o zaman şehir dışındaki yakınlarınızı tek tek aramaya başlayın. Evet o eski bayram ruhunu yakalamaya çalışıyorsunuz pes etmek yok.

Baklava, börek... hepimize gerek.

Baklavasız bayram olmaz. Hani o anneannelerin, babaannelerin yaptıkları mis gibi baklavalar, kalburabastılar vardı ya şimdi hazırlama sırası sizde. Alın oklavaları elinize ve başlayın açmaya. Nasıl olacak demeyin aklınızı peynir ekmekle yemeyin. Tüm bunların sonunda hala ‘aaahhhh o eski bayramlar diyorsanız’ en güzel bayramlar sizlerin olsun.

Emoji ile tepki ver!

Yorumunu Paylaş