Örümcekler Kendi Ağlarına Neden Yapışmıyor?

Örümcekler kendi yaptıkları ağlara yapışmadan, istedikleri gibi hareket edebiliyorlar. Nasıl mı?

Örümcekler neden kendi ağlarına yapışmıyor?


Avlarını yapışkan ağla avlayan araknidler, yani küre örücüler, bilinen tüm örümceklerin dörtte birinden fazlasına tekabül ediyor. Bu tür örümcekler, ağlarına üstüne yapışkan damlacıklar bırakılmış spiral hatlar döşüyor. Buna karşılık, ağın dairesel ve çerçeve kısımlarına dokunmuyorlar. Bir böcek bu damlacıklara dokununca (ağın her telinin milimetresinde birkaç düzine damla var) yapışıp kalıyor ve örümcek de hemen koşup avını ya zehirliyor ya da ağıyla sarmalıyor. Ancak asıl sorun, örümceklerin kendi zamklı tuzaklarına neden yakalanmadığı.



Doğa bilimciler, yapışkan ağların ve onlardan sakınma yöntemlerinin doğasını yeni yeni kavrıyor. Virginia Teknoloji Enstitüsü’nde biyolog olan ve örümceklerin av için kullandığı ağları araştıran Brent Opell, “Bu kadar çok insan merak ettiği halde, konunun bu kadar az araştırılmış olması çok şaşırtıcı” diyor. Opell, bir böcek ağdan kurtulmak için çırpındıkça damlacıkların kuvveti esnek iplik boyunca yaydığını, böylece tüm yükün tek bir noktaya binmediğini belirtiyor.

Örümceklerin kendi zamklarından nasıl sakındığına gelince, bilim insanlarının bir sürü fikri var ancak ellerindeki veri yok denilecek kadar az. Hipotezlerden biri olan, örümceklerin ağın bu kısımlarına basmadığı düşüncesi artık itibar görmüyor. İşin doğrusu, küre örücüler, ağlarını yaparken arka bacaklarını bu yapışkana yüzlerce, hatta binlerce kez batırıyor. Avlarını etkisiz hale getirene kadar da defalarca gövdeleriyle yapışkan maddeye temas ediyorlar. Daha çok kabul gören bir teori ise 1905’te, Jean-Henry Fabre adlı bir Fransız doğa bilimci, küre örücülerin sık sık bacaklarını ağızlarına götürdüğünü gözlemleyince ortaya çıktı. Fabre, hayvanların kendi ağlarından korunmalarını sağlayan bir tür kayganlaştırıcıyı salgıladıklarını ya da tükürdüklerini düşünüyordu. Bunun için,
örümceklerin bacaklarını çözücüyle yıkadı ve hayvanların büyük kısmının kendi ağına yakalandığını gördü.



Geçtiğimiz yılın başında İsviçre – Bern’deki Doğa Tarihi Müzesi’nde bir araştırmacı ekibi, Fabre’ın deneyini daha kontrollü koşullar altında yineledi. Önce örümcekleri laboratuvarda kutulara koyup ağ örmelerini sağladılar. Sonra örümceklerin bacaklarını dikkatlice tutup kendi yapışkan ağlarına bastırdılar. Örümceklerin bacakları normalde ya da suyla yıkandığında bile kendi ağına yapışmıyordu. Ne zaman ki bacakları organik bir çözücüyle yıkadılar, ağına yapışıp kalan örümceklerin sayısı iki katına çıktı. Araştırmacılar, Fabre’ın tespitinin doğruluğunu kanıtladılar: Örümcekler, kendi ağlarına yakalanmamak için bacaklarını yağlı bir sıvıyla kaplıyor.

Gerçi öykü burada bitmiyor. 2012’de yayımlanan ve bu sefer Kosta Rika’da yapılan bir araştırma da yağlı kaplama konusunda aynı sonuca ulaşıyor. Fakat bu araştırmada bir video analizi de var ve yöntemin farklı adaptasyonları olduğunu gösteriyor. Örümcek, arka bacaklarını ağa, yapışkanın etkisini en aza indirgeyecek açıyla sürtüyor ve ayaklarındaki dikencikler (tarsi) bacaklarının yapışkana bulanmasını önlüyor. Bir örümceğin kendi ağından sakınmak için birden çok yöntem geliştirmiş olması Opell’i şaşırtmıyor. “Örümcek için bu kadar önemli bir şeyse, yapışmayı önlemek için birden çok mekanizmanın evrimleşmiş olması muhtemeldir” diyor biyolog.

Kaynak: www.popsci.com.tr

Emoji ile tepki ver!

Yorumunu Paylaş